şık2

şeyhülislam

Ar şayχu'l-islām شيخ السلام z«islamın büyüğü», 11. yy'dan itibaren kullanılan bir şeref ünvanı

şeytan

Ar şayṭān شيطان z [#şyṭ faˁlān msd.] İslam inancında anti-tanrı İbr şāṭān שָׁטָן z [#şṭn] düşman, iftiracı, şeytan İbr şāṭan שָׁטַן ziftira etmek, kandırmak

şezlong

Fr chaise longue uzun koltuk § Fr chaise/chaire sandalye, koltuk (<< OLat cathedra koltuk ) Lat longue uzun

şıh

Kürd şêχ tarikat önderi, saygıdeğer kişi Ar şayχ شيخ z

şık1

Ar şiḳḳ شِقّ z [#şḳḳ fiˁl ] yarım, gövdenin sağ ve sol yanı, iki olasılıktan biri Ar şaḳḳa شَقَّ zyardı, böldü

şık2

[ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
şık شيق: Pek yosma ve alafranga

Fr chic 1. becerikli, hünerli, 2. iyi giyimli, zarif

Benzer sözcükler: şıklaşmak, şıklık

Bu maddeye gönderenler: şike


21.10.2014
şık3

onom küçük metal nesne sesi

şıllık1

~? Rus sluga hızmetkâr, uşak

şıllık2

Kürd şilekî pekmezle yenilen tava hamuru, krep

şımar|mak

<? Fa şumār sayı, sayım, itibar

şınav

Fa şināb/şināv شناب/شناو zkulaç atma, yüzme