ızgara

ışkın

<< ETü ışġūn ravent bitkisi, özellikle yabani ravent, Rheum ribes

ıtır

Ar ˁiṭr عطر z [#ˁṭr fiˁl ] güzel koku, parfüm, baharat

ıtk

Ar ˁitḳ إْتق z [#ˁtḳ fiˁl msd.] 1. önce olma, eskime, eski olma, 2. köle azat edilme Ar ˁatiḳa عَتِقَ zköle azat edildi

ıtlak

Ar iṭlāḳ إطلاق z [#ṭlḳ ifˁāl IV msd.] 1. salma, salıverme, bırakma, boşama, azat etme, 2. ad verme Ar ṭalaḳa طَلَقَ zsalındı

ıvır zıvır

≈ TTü kıvır zıvır/ıvır kıvır kırık dökük ve değersiz şeyler

ızgara

"et kızartma ızgarası" [ Filippo Argenti, Regola del Parlare Turco, 1533]
schiere [skere]: graticola "... çatma süzgeç, parmaklık" [ Evliya Çelebi, Seyahatname, <1683]
cümle çulları batağa doldurup üzerleriŋe çit ve ıskara ve karaçavlar çatup Yergögi kalˁasın binā etdikleri "... birbirini dik kesen paralel çizgilerden oluşan geometrik şekil" [ Hüseyin Rahmi Gürpınar, Şık, 1889]
demir çubuklardan mamul ‘ızgara’ şeklindeki iskemleler

Yun skará σκαρά zmangal << EYun esχárā εσχάρα zocak, ateş yakılan yer, özellikle tanrılara adanan kurban etinin kızartıldığı ateş ≈ EYun esχarís εσχαρίς zmangal

Not: Eski Yunanca sözcüğün etimolojisi muğlaktır. Frisk sf. I.577.


07.08.2015
iade

Ar iˁāda(t) إعادة z [#ˁwd ifˁāla(t) IV msd.] geri getirme, tekrar etme Ar ˁāda عَادَ zgeri geldi

iane

Ar iˁāna(t) إعانة z [#ˁwn ifˁāla(t) IV msd.] yardım etme, muavenet Ar ˁāna عَانَ zyardım etti

iaşe

Ar iˁāşa(t) إعاشة z [#ˁyş ifˁāla(t) IV msd.] yaşatma, geçindirme, rızkını verme Ar ˁāşa عَاشَ zyaşadı, geçindi

ibadet

Ar ˁibāda(t) عبادة z [#ˁbd fiˁāla(t) msd.] 1. hizmet etme, kulluk, 2. tapma, tapınma Ar ˁabada عَبَدَ zkulluk etti

ibadullah

Ar ˁibādu-llāh عبادالله zAllah'ın kulları Ar ˁibād عباد z [#ˁbd fiˁāl çoğ.] kullar Ar ˁabd عبد z [t.] kul, köle