ıtk

ışık

≈ ETü yaşuk ışık, güneş ETü yaşu- ışımak +Uk

ışıldak

TTü ışılda- +Uk onom ışıl +dA-2

ışın

<< OTü yaşın/yışın şimşek, yıldırım ETü yaşu- parlamak +In

ışkın

<< ETü ışġūn ravent bitkisi, özellikle yabani ravent, Rheum ribes

ıtır

Ar ˁiṭr عطر z [#ˁṭr fiˁl ] güzel koku, parfüm, baharat

ıtk

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
ˁıtḳ: Festinare, praecedere [acele etme, önden gitme]; atque manumittere, libertate donari (servum) [köle azat edilme]

Ar ˁitḳ إْتق z [#ˁtḳ fiˁl msd.] 1. önce olma, eskime, eski olma, 2. köle azat edilme Ar ˁatiḳa عَتِقَ zköle azat edildi

Benzer sözcükler: ıtıkname

Bu maddeye gönderenler: atik


09.09.2015
ıtlak

Ar iṭlāḳ إطلاق z [#ṭlḳ ifˁāl IV msd.] 1. salma, salıverme, bırakma, boşama, azat etme, 2. ad verme Ar ṭalaḳa طَلَقَ zsalındı

ıvır zıvır

≈ TTü kıvır zıvır/ıvır kıvır kırık dökük ve değersiz şeyler

ızgara

Yun skará σκαρά zmangal << EYun esχárā εσχάρα zocak, ateş yakılan yer, özellikle tanrılara adanan kurban etinin kızartıldığı ateş ≈ EYun esχarís εσχαρίς zmangal

iade

Ar iˁāda(t) إعادة z [#ˁwd ifˁāla(t) IV msd.] geri getirme, tekrar etme Ar ˁāda عَادَ zgeri geldi

iane

Ar iˁāna(t) إعانة z [#ˁwn ifˁāla(t) IV msd.] yardım etme, muavenet Ar ˁāna عَانَ zyardım etti