ıtır

ışı|mak

<< ETü yaşu- aydınlanmak, parlamak ≈ ETü yaru- a.a.

ışık

≈ ETü yaşuk ışık, güneş ETü yaşu- ışımak +Uk

ışıldak

TTü ışılda- +Uk onom ışıl +dA-2

ışın

<< OTü yaşın/yışın şimşek, yıldırım ETü yaşu- parlamak +In

ışkın

<< ETü ışġūn ravent bitkisi, özellikle yabani ravent, Rheum ribes

ıtır

[ anon., Câmiü'l-Fürs, 1501]
ıtriyat [ Evliya Çelebi, Seyahatname, <1683]
ˁıtriyyātdan ve niçe kerre yüz bin elvān ezhārın rāyiha-i tayyibesinden [güzel kokusundan] ādemin demağı muˁattar olur [insanın burnu parfümlenir]

Ar ˁiṭr عطر z [#ˁṭr fiˁl ] güzel koku, parfüm, baharat

Not: Fr/İng attar "gül esansı" Arapçadan alınmıştır.

Benzer sözcükler: ıtırlı, ıtrî, ıtriyat

Bu maddeye gönderenler: attar


23.09.2014
ıtk

Ar ˁitḳ إْتق z [#ˁtḳ fiˁl msd.] 1. önce olma, eskime, eski olma, 2. köle azat edilme Ar ˁatiḳa عَتِقَ zköle azat edildi

ıtlak

Ar iṭlāḳ إطلاق z [#ṭlḳ ifˁāl IV msd.] 1. salma, salıverme, bırakma, boşama, azat etme, 2. ad verme Ar ṭalaḳa طَلَقَ zsalındı

ıvır zıvır

≈ TTü kıvır zıvır/ıvır kıvır kırık dökük ve değersiz şeyler

ızgara

Yun skará σκαρά zmangal << EYun esχárā εσχάρα zocak, ateş yakılan yer, özellikle tanrılara adanan kurban etinin kızartıldığı ateş ≈ EYun esχarís εσχαρίς zmangal

iade

Ar iˁāda(t) إعادة z [#ˁwd ifˁāla(t) IV msd.] geri getirme, tekrar etme Ar ˁāda عَادَ zgeri geldi