ısı

ırgat

Yun ergátis εργάτης zişçi, özellikle toprak işçisi << EYun ergátēs εργάτης za.a. EYun ergázomai εργάζομαι zçalışmak +(t)°

ırk

Ar ˁirḳ عرق z [#ˁrḳ fiˁl ] 1. damar, sinir, 2. bitki kökü, 3. köken, soy, asıl

ırla|mak

<< ETü ırla-/yırla- şarkı söylemek ETü ır/yır şarkı +lA-

ırmak

<< OTü ırmak dere, vadi ETü ır-/yır- yarmak, ayırmak +(A)mAk

ırz

Ar ˁirḍ عرض z [#ˁrḍ fiˁl ] şeref, saygınlık, 'ona sahip olan kişileri diğer insanlardan ayıran bölme' Ar ˁaraḍa عَرَضَ zyolunu kesti, önüne çıktı, engel oldu

ısı

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
isig neŋ [sıcak şey], isig kün [sıcak gün] (...) isiglik [sıcaklık] TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
issi اسّى, issicek اسّىجك: Calidus, calor [sıcak, sıcaklık]. TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
ısı اصى. Aslı ısık. Suhunet, hararet. Sıf[atı]: ısıcak اصيجق.

<< ETü isig sıcak ETü isi- ısıtmak +I(g)

 ısın-

Not: 17. yy'a dek ad ve sıfat farkı gözetmeksizin ince sesli ile issi ve issicek kullanılırken, daha sonra kalın sesli dizisi benimsenmiş ve işlev ayrımına gidilmiştir. Orijinal telaffuz, halk ağızlarından aktarılan isilik ve isot ("ısı ot") sözcüklerinde korunur.

Benzer sözcükler: ısıl, ısıölçer

Bu maddeye gönderenler: ısıcam, isilik, ısıt-, isot, sıcak, sıtma


26.05.2015
ısıcam

marka Isıcam (İlk kullanım: 1974 Paşabahçe.)

ısın|mak

<< ETü isin- kendini ısıtmak, sıcaklık hissetmek ETü isi- ısınmak +In-

ısır|mak

<< ETü ısır- ısırmak

ısırgan

<< ETü ısırġan çok ısıran ETü ısır- +(g)An

ısıt|mak

<< ETü isit- ısıtmak, ateşi çıkmak ETü isi- ısınmak +It-