ırz

ırgala|mak

ETü ırġa- yerinden oynatmak, depretmek +lA- ETü *ırıġ ayrı, uzak +(g)A- ETü ır-/yır- ayırmak, uzaklaştırmak +I(g)

ırgat

Yun ergátis εργάτης zişçi, özellikle toprak işçisi << EYun ergátēs εργάτης za.a. EYun ergázomai εργάζομαι zçalışmak +(t)°

ırk

Ar ˁirḳ عرق z [#ˁrḳ fiˁl ] 1. damar, sinir, 2. bitki kökü, 3. köken, soy, asıl

ırla|mak

<< ETü ırla-/yırla- şarkı söylemek ETü ır/yır şarkı +lA-

ırmak

<< OTü ırmak dere, vadi ETü ır-/yır- yarmak, ayırmak +(A)mAk

ırz

[ anon., Ferec ba'd eş-şidde, <1451]
ataya anaya bildürmediler, ˁırżlarına χalel getürmediler [ Evliya Çelebi, Seyahatname, <1683]
bir bed-mestlik edüp elçi paşamızın ˁırżına bir şeˀn getüre

Ar ˁirḍ عرض z [#ˁrḍ fiˁl ] şeref, saygınlık, 'ona sahip olan kişileri diğer insanlardan ayıran bölme' Ar ˁaraḍa عَرَضَ zyolunu kesti, önüne çıktı, engel oldu

 arz1

Not: Türkçe ırza tasallut "onuruna el atma" yerine ırza geçme deyimi 20. yy'ın ikinci yarısında yaygınlık kazanmıştır.


22.05.2015
ısı

<< ETü isig sıcak ETü isi- ısıtmak +I(g)

ısıcam

marka Isıcam (İlk kullanım: 1974 Paşabahçe.)

ısın|mak

<< ETü isin- kendini ısıtmak, sıcaklık hissetmek ETü isi- ısınmak +In-

ısır|mak

<< ETü ısır- ısırmak

ısırgan

<< ETü ısırġan çok ısıran ETü ısır- +(g)An