ırk

ılımlı

TTü ılıman +Im

ımızgan|mak

onom ımız/ımır mırıldanma sesi +(g)An-

ırak

<< ETü ırak uzak ETü *ırġak ETü ırġa- yerinden oynatmak +Uk

ırgala|mak

ETü ırġa- yerinden oynatmak, depretmek +lA- ETü *ırıġ ayrı, uzak +(g)A- ETü ır-/yır- ayırmak, uzaklaştırmak +I(g)

ırgat

Yun ergátis εργάτης zişçi, özellikle toprak işçisi << EYun ergátēs εργάτης za.a. EYun ergázomai εργάζομαι zçalışmak +(t)°

ırk

"kök" [ Hızır Paşa, Müntehab-ı Şifa, <1400]
ˁırḳ-ı gāvzubān [sığırdili otu kökü] [ Meninski, Thesaurus, 1680]
ˁırḳ: Vena, arteria [damar]. Item radix, origo, stirps, genus [ayrıca kök, soy, köken, cins]. "Fr race karşılığı" [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
ˁırḳ: (...) 4. Cins, nevˁ. Nevˁ-i beşerin ırk-ı ebyazı, ırk-ı asfarı [beyaz ırkı, sarı ırkı].

Ar ˁirḳ عرق z [#ˁrḳ fiˁl ] 1. damar, sinir, 2. bitki kökü, 3. köken, soy, asıl

Not: Asıl anlamı "damar, sinir" olup, diğer anlamları derivatiftir.

Benzer sözcükler: ırkçı, ırkçılık, ırki, ırksal


01.09.2017
ırla|mak

<< ETü ırla-/yırla- şarkı söylemek ETü ır/yır şarkı +lA-

ırmak

<< OTü ırmak dere, vadi ETü ır-/yır- yarmak, ayırmak +(A)mAk

ırz

Ar ˁirḍ عرض z [#ˁrḍ fiˁl ] şeref, saygınlık, 'ona sahip olan kişileri diğer insanlardan ayıran bölme' Ar ˁaraḍa عَرَضَ zyolunu kesti, önüne çıktı, engel oldu

ısı

<< ETü isig sıcak ETü isi- ısıtmak +I(g)

ısıcam

marka Isıcam (İlk kullanım: 1974 Paşabahçe.)