ırgat

ılıman

<< TTü liman

ılımlı

TTü ılıman +Im

ımızgan|mak

onom ımız/ımır mırıldanma sesi +(g)An-

ırak

<< ETü ırak uzak ETü *ırġak ETü ırġa- yerinden oynatmak +Uk

ırgala|mak

ETü ırġa- yerinden oynatmak, depretmek +lA- ETü *ırıġ ayrı, uzak +(g)A- ETü ır-/yır- ayırmak, uzaklaştırmak +I(g)

ırgat

[ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
kırk biŋ ırġat cemˁ oluban geldiler / her bir usta bir yanın başladılar

Yun ergátis εργάτης zişçi, özellikle toprak işçisi << EYun ergátēs εργάτης za.a. EYun ergázomai εργάζομαι zçalışmak +(t)°

 erg(o)+

Bu maddeye gönderenler: bucurgat


08.10.2017
ırk

Ar ˁirḳ عرق z [#ˁrḳ fiˁl ] 1. damar, sinir, 2. bitki kökü, 3. köken, soy, asıl

ırla|mak

<< ETü ırla-/yırla- şarkı söylemek ETü ır/yır şarkı +lA-

ırmak

<< OTü ırmak dere, vadi ETü ır-/yır- yarmak, ayırmak +(A)mAk

ırz

Ar ˁirḍ عرض z [#ˁrḍ fiˁl ] şeref, saygınlık, 'ona sahip olan kişileri diğer insanlardan ayıran bölme' Ar ˁaraḍa عَرَضَ zyolunu kesti, önüne çıktı, engel oldu

ısı

<< ETü isig sıcak ETü isi- ısıtmak +I(g)