ımızgan|mak

ılı|mak

<< ETü ılı-/yılı- ılımak, ısınmak

ılıca

TTü ılı/ılık +çA

ılık

ETü/TTü ılı- +Uk

ılıman

<< TTü liman

ılımlı

TTü ılıman +Im

ımızgan|mak

TTü: "uyuklamak" [ Mesud b. Ahmed, Süheyl ü Nevbahar terc., 1354]
taŋ atınca sayar idi ılduzı / ımızganmamış idı bir dem gözi [ Hamit Zübeyr & İshak Refet, Anadilden Derlemeler, 1932]
mızganmak (Kırşehir): 1- sokurdanmak; 2- içi geçmek, hafif uyumak.

onom ımız/ımır mırıldanma sesi +(g)An-


02.10.2017
ırak

<< ETü ırak uzak ETü *ırġak ETü ırġa- yerinden oynatmak +Uk

ırgala|mak

ETü ırġa- yerinden oynatmak, depretmek +lA- ETü *ırıġ ayrı, uzak +(g)A- ETü ır-/yır- ayırmak, uzaklaştırmak +I(g)

ırgat

Yun ergátis εργάτης zişçi, özellikle toprak işçisi << EYun ergátēs εργάτης za.a. EYun ergázomai εργάζομαι zçalışmak +(t)°

ırk

Ar ˁirḳ عرق z [#ˁrḳ fiˁl ] 1. damar, sinir, 2. bitki kökü, 3. köken, soy, asıl

ırla|mak

<< ETü ırla-/yırla- şarkı söylemek ETü ır/yır şarkı +lA-