ılgar

hüzzam

<? Ar hazam هزم z [#hzm] gümbürtü, gürleme

ıcık bıcık

onom bedensel temas veya ıslaklık ifade eden deyim

ığrıp

Yun grîpos γρῖπος zbir tür balık ağı ve balıkçı teknesi << EYun grîpos/grîphos γρῖπος/γρῖφος zbalıkçı sepeti, balık tutma <? HAvr *gʰrebh₂-(*gʰreb-) yakalamak, tutmak

ıhlamur

Yun flámulon/flamúron/ φλαμούρι z1. sancak, flama, 2. çiçekleri tıpta kullanılan bir ağaç, tilia Lat flammulum [küç.] a.a. Lat flamma 1. alev, 2. dar uzun bayrak, flama +ul°

ıkın|mak

onom ık/ıh ıkınma sesi

ılgar

TTü: ılgamak "dört nala koşmak" [ Şer'iye Sicilleri, <1600]
Kaysariyye begi hazretleri ādemlerinden Yunus sübaşı ve Rıdvan ve benüm ādemlerimle ılġayup karye-i K.'ye varup Çağ: [ Babürname, 1530]
bizniŋ barġan ılġar iki yüz illig üç yüz türkā yavşur idi [akıncı birliğimiz yaklaşık 250-300 Türke baliğ idi]

<< OTü ılġar akın, akıncı birliği <? Moğ ılgara- seçilmek, ayrılmak

Not: Tarama Sözlüğü'nde tek örneği görülen ılga- fiili bir geri-türetme olabilir.


04.08.2015
ılgın

<< ETü yılgun ılgın ağacı, tamarisk

ılgıt ılgıt

onom hafif akıntı ve esinti sesi

ılı|mak

<< ETü ılı-/yılı- ılımak, ısınmak

ılıca

TTü ılı/ılık +çA

ılık

ETü/TTü ılı- +Uk