ılık

ılgar

<< OTü ılġar akın, akıncı birliği <? Moğ ılgara- seçilmek, ayrılmak

ılgın

<< ETü yılgun ılgın ağacı, tamarisk

ılgıt ılgıt

onom hafif akıntı ve esinti sesi

ılı|mak

<< ETü ılı-/yılı- ılımak, ısınmak

ılıca

TTü ılı/ılık +çA

ılık

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
yılıġ sūw [ılık su. Soğuk ile sıcak arasında olan herhangi bir şey için bu sözcük kullanılır.]] (...) [[Türkler 'yılıġ sūw' der, (Oğuzlar ve Kıpçaklar) elifle söyler ve 'ılıġ' der.]] TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
ili, ilicak: Tepidus. TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
ılı, ılık, ılıcak: Nīm-germ.

ETü/TTü ılı- +Uk

 ılı-


14.12.2015
ılıman

<< TTü liman

ılımlı

TTü ılıman +Im

ımızgan|mak

onom ımız/ımır mırıldanma sesi +(g)An-

ırak

<< ETü ırak uzak ETü *ırġak ETü ırġa- yerinden oynatmak +Uk

ırgala|mak

ETü ırġa- yerinden oynatmak, depretmek +lA- ETü *ırıġ ayrı, uzak +(g)A- ETü ır-/yır- ayırmak, uzaklaştırmak +I(g)