ışın

ıstırap

Ar iḍṭirāb إضطراب z [#ḍrb iftiˁāl VIII msd.] 1. çarpışma, 2. iç çatışma ve sıkıntı içinde olma Ar ḍaraba ضَرَبَ zçarptı

ıstralya

İt straglio ip, halat

ışı|mak

<< ETü yaşu- aydınlanmak, parlamak ≈ ETü yaru- a.a.

ışık

≈ ETü yaşuk ışık, güneş ETü yaşu- ışımak +Uk

ışıldak

TTü ışılda- +Uk onom ışıl +dA-2

ışın

KTü: [ Ebu Hayyan, Kitabu'l-İdrak, 1312]
yaşın [[yıldırım]] TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
ışın: Şimşek parıltısı. YTü: [ Türk Dili - dergi, 1936]
ışın: Şua.

<< OTü yaşın/yışın şimşek, yıldırım ETü yaşu- parlamak +In

 ışı-

Not: Işınla- fiili 1974 dolayında Uzay Yolu dizisi sayesinde yaygınlık kazanmıştır.

Benzer sözcükler: ışınlamak, ışınlanmak


07.05.2015
ışkın

<< ETü ışġūn ravent bitkisi, özellikle yabani ravent, Rheum ribes

ıtır

Ar ˁiṭr عطر z [#ˁṭr fiˁl ] güzel koku, parfüm, baharat

ıtk

Ar ˁitḳ إْتق z [#ˁtḳ fiˁl msd.] 1. önce olma, eskime, eski olma, 2. köle azat edilme Ar ˁatiḳa عَتِقَ zköle azat edildi

ıtlak

Ar iṭlāḳ إطلاق z [#ṭlḳ ifˁāl IV msd.] 1. salma, salıverme, bırakma, boşama, azat etme, 2. ad verme Ar ṭalaḳa طَلَقَ zsalındı

ıvır zıvır

≈ TTü kıvır zıvır/ıvır kıvır kırık dökük ve değersiz şeyler