ışıldak

ıstılah

Ar iṣtilāḥ إصتلاح z [#ṣlḥ iftiˁāl VIII msd.] 1. uygun bulma, 2. kabul gören şey, konvansiyon, terminoloji Ar ṣalaḥa صَلَحَ zsalih ve doğru idi

ıstırap

Ar iḍṭirāb إضطراب z [#ḍrb iftiˁāl VIII msd.] 1. çarpışma, 2. iç çatışma ve sıkıntı içinde olma Ar ḍaraba ضَرَبَ zçarptı

ıstralya

İt straglio ip, halat

ışı|mak

<< ETü yaşu- aydınlanmak, parlamak ≈ ETü yaru- a.a.

ışık

≈ ETü yaşuk ışık, güneş ETü yaşu- ışımak +Uk

ışıldak

[ Cumhuriyet - gazete, 1932]
Gümrük römorkörüne fenni keşfi üzerine pazarlıkla projektör (ışıldak) alınacaktır.

TTü ışılda- +Uk onom ışıl +dA-2

 ışı-


04.10.2017
ışın

<< OTü yaşın/yışın şimşek, yıldırım ETü yaşu- parlamak +In

ışkın

<< ETü ışġūn ravent bitkisi, özellikle yabani ravent, Rheum ribes

ıtır

Ar ˁiṭr عطر z [#ˁṭr fiˁl ] güzel koku, parfüm, baharat

ıtk

Ar ˁitḳ إْتق z [#ˁtḳ fiˁl msd.] 1. önce olma, eskime, eski olma, 2. köle azat edilme Ar ˁatiḳa عَتِقَ zköle azat edildi

ıtlak

Ar iṭlāḳ إطلاق z [#ṭlḳ ifˁāl IV msd.] 1. salma, salıverme, bırakma, boşama, azat etme, 2. ad verme Ar ṭalaḳa طَلَقَ zsalındı