üzerlik

üvez2

Yun úves [çoğ.] Yun úva όα/ούβα zmuşmulaya benzer bir meyve, sorbus domestica (Kaynak: Tsitsilis §365.)

üye

Moğ üye 1. eklem, boğum, el-kol, dal-budak, 2. çağ, nesil

üz|mek

<< ETü üz- kırmak, koparmak

üzengi

<< ETü üzengü ata binerken ayak konulan araç <? ETü *üze- üste çıkmak?

üzere

<< OTü üzre yön edatı ve zarfı ETü üz/yüz satıh, yüz +rA

üzerlik

: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
yıḏıġ: al-ḥarmal [sedefotu Kaşgar lehçesinde böyle denir. Uç ve Barsgan lehçelerinde ildrük, Oğuz lehçesinde yüzerlik denir.]]

<< ETü-O yüzerlik kem göze karşı tütsü edilen bitki, sedefotu, peganum harmala

 üzere


30.08.2017
üzüm

<< ETü üzüm üzüm (tanesi) ETü üz- koparmak +Im

vaat

Ar waˁd وعد z [#wˁd faˁl msd.] söz verme, verilen söz Ar waˁada وعد zsöz verdi, vade belirledi

vaaz

Ar waˁẓ وعظ z [#wˁẓ faˁl msd.] uyarı, din ve ahlak konuşması Ar waˁaẓa وعظ zuyardı, vaaz etti

vabeste

Fa vābaste وابسته z [pp.] bağlı, bağımlı, tabi Fa vābastan وابستن zgeri bağlamak, bağlamak, rücu etmek +a § Fa وا zgeri Fa bastan بستن zbağlamak

vacip

Ar wācib وَاجِب z [#wcb fāˁil fa.] borç, ödev Ar wacaba وَجَبَ zborç veya ödev idi, gerekti