üvey

üt|mek2

<< ETü üt- kıl yakmak, aleve tutmak

ütiliter

Fr utilitaire faydacı, ütilitarizm felsefesine mensup İng utilitarian a.a. (İlk kullanım: 1781 Jeremy Bentham, İng. filozof.) Lat utilis kullanışlı, faydalı +ari° Lat uti kullanmak +()bilis

ütopya

YLat utopia siyasi bir ideali ifade etmek için tasarlanan hayali ülke (İlk kullanım: 1516 Sir Thomas More, İng. yazar ve siyaset adamı.) § EYun ού zdeğil EYun tópos τόπος zülke, yer

ütü

<< ETü ütüg ateşte ısıtılarak kumaş düzeltmeye yarayan demir alet ETü üt- kıl yakmak, aleve tutmak +I(g)

üvendire

<< TTü ögendire öküz dürtmek için kullanılan sivri sopa Yun vukéndron βουκέντρον za.a. << EYun boukéntron βουκέντρον za.a. § EYun boús βούς zsığır, öküz EYun kéntron κέντρον zsivri uç

üvey

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
ögey ata [üvey baba], ögey oġul [[evlatlık veya başka eşten olan çocuk]]

<< ETü ögey üvey, adoptif ETü ög anne? +(g)Ay

 öksüz

Not: ETü sözcüğün yapısı açık değildir. Ancak karş. Moğ +gAy "yoksunluk ve olumsuzluk eki, +sIz".


13.01.2018
üveyik

TTü ügey- güvercin ve kumru ötmek, göğüsten inildemek +Uk (Kaynak: LO sf. )

üvez1

<< ETü-O uyaz/üyez sivrisinek veya tatarcık onom

üvez2

Yun úves [çoğ.] Yun/EYun úa/óa ὄα/οὖα zmuşmulaya benzer bir meyve, sorbus domestica (Kaynak: Tsitsilis §365.)

üye

Moğ üye 1. eklem, boğum, el-kol, dal-budak, 2. çağ, nesil

üz|mek

<< ETü üz- kırmak, koparmak