üvendire

üt|mek1

<< ETü ut- yenmek, kazanmak

üt|mek2

<< ETü üt- kıl yakmak, aleve tutmak

ütiliter

Fr utilitaire faydacı, ütilitarizm felsefesine mensup İng utilitarian a.a. (İlk kullanım: 1781 Jeremy Bentham, İng. filozof.) Lat utilis kullanışlı, faydalı +ari° Lat uti kullanmak +()bilis

ütopya

YLat utopia siyasi bir ideali ifade etmek için tasarlanan hayali ülke (İlk kullanım: 1516 Sir Thomas More, İng. yazar ve siyaset adamı.) § EYun ού zdeğil EYun tópos τόπος zülke, yer

ütü

<< ETü ütüg ateşte ısıtılarak kumaş düzeltmeye yarayan demir alet ETü üt- kıl yakmak, aleve tutmak +I(g)

üvendire

[ anon., Kitabü'l-İdrak Haşiyesi, <1402]
ügendire/ögendire [ Deşişî Mehmed Ef., Et-Tuhfetu's-Seniyye, 1580]
gāv-şeng [Fa.]: ügendire dedükleri ālet ki anuŋla öküz sürerler.

<< TTü ögendire öküz dürtmek için kullanılan sivri sopa Yun vukéndron βουκέντρον za.a. << EYun boukéntron βουκέντρον za.a. § EYun boús βούς zsığır, öküz EYun kéntron κέντρον zsivri uç

Not: Yunanca sözcük ilk kez MÖ 2. yy'da Tevrat'ın Yunanca çevirisinde kaydedilmiştir (Ekkl 12:11).


30.07.2015
üvey

<< ETü ögey üvey, adoptif ETü ög anne? +(g)Ay

üveyik

TTü ügey- güvercin ve kumru ötmek, göğüsten inildemek [LO] +Uk

üvez1

<< ETü-O uyaz/üyez sivrisinek veya tatarcık

üvez2

?

üye

Moğ üye 1. eklem, boğum, el-kol, dal-budak, 2. çağ, nesil