üt|mek2

üşen|mek

<<? ETü osan- üşenmek, bezgin ve bıkkın olmak

üşü|mek

<< ETü üşi- üşümek

üşür|mek

<< ETü üşgür- kalabalık olarak saldırmak veya saldırtmak ETü üş- topluca saldırmak +(g)Ur-

üşüş|mek

<< ETü üşüş- topluca saldırmak, üşüşmek ETü üş- a.a. +Iş-

üt|mek1

<< ETü ut- yenmek, kazanmak

üt|mek2

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
ol başıġ ütti [saç uçlarını yaktı] (...) koy başı ütüldi [koyunun başındaki tüyler yakıldı]

<< ETü üt- kıl yakmak, aleve tutmak

Bu maddeye gönderenler: ütü


19.02.2015
ütiliter

Fr utilitaire faydacı, ütilitarizm felsefesine mensup İng utilitarian a.a. (İlk kullanım: 1781 Jeremy Bentham, İng. filozof.) Lat utilis kullanışlı, faydalı +ari° Lat uti kullanmak +()bilis

ütopya

YLat utopia siyasi bir ideali ifade etmek için tasarlanan hayali ülke (İlk kullanım: 1516 Sir Thomas More, İng. yazar ve siyaset adamı.) § EYun ού zdeğil EYun tópos τόπος zülke, yer

ütü

<< ETü ütüg ateşte ısıtılarak kumaş düzeltmeye yarayan demir alet ETü üt- kıl yakmak, aleve tutmak +I(g)

üvendire

<< TTü ögendire öküz dürtmek için kullanılan sivri sopa Yun vukéndron βουκέντρον za.a. << EYun boukéntron βουκέντρον za.a. § EYun boús βούς zsığır, öküz EYun kéntron κέντρον zsivri uç

üvey

<< ETü ögey üvey, adoptif ETü ög anne? +(g)Ay