üstelik

üsküf

≈ Yun skúfia σκούφια zRum din adamlarının giydiği fese benzer başlık Ar usḳuf اسقف zHıristiyan din adamı, piskopos Yun episkópos piskopos

üslup

Ar uslūb اسلوب z [#slb] yol, yöntem, usul, tarz

üst

(≈ ETü üstin üstte, önde, satıhta ) ETü üste- üste çıkmak, artmak ETü üz/yüz bir şeyin önü veya üstü, satıh +tA-

üstad

Fa ustād/awstād/ustā اوستاد/اوستا zbilgi ve zanaat sahibi, öğretmen, sanatkâr << OFa avastād a.a. Ave ava-stāta- başında duran, öncü, veli HAvr *stoh₂-éi̯e- (*stō-éi̯e-) duran HAvr *steh₂- (*stā-) durmak

üstele|mek

TTü üste üst, üzere +lA-

üstelik

[ Mehmed Bahaeddin (Toven), Yeni Türkçe Lugat, 1924]
üstelik: Zamîme olarak, ilâveten.

 üst

Not: Üste sözcüğündeki +e ekinin işlevi açık değildir.

Benzer sözcükler: üstüne üstelik


20.01.2015
üstenci
üstesinden gel|mek

<< TTü uhdesinden gel- deruhte etmek, hakkından gelmek Ar ˁuhda(t) üstlenme

üstlen|mek

TTü üst +lAn-

üstübeç

≈ Ar isfīdac/isfīdāc إسفيدج/إسفيداج zkurşundan elde edilen beyaz boya OFa spītāg a.a. OFa spīt/spēt beyaz ≈ Ave spaēta- a.a. ≈ Sans śveta श्वेत za.a. << HAvr *ḱwei̯-t-ó-s a.a.

üstün

<< ETü üstün üstte, üste (zarf) ETü üst +(I)n