üstad

üryan

Ar ˁuryān عريان z [#ˁry fuˁlān msd.] çıplaklık Ar ˁarā عرا zçıplak idi

üs

Ar uss اوسّ z [#Ass fuˁl ] temel, baz, esas ≈ Aram ˀuşşā אוּשׁ, אוּשָּׁא z [#Aşş] temel, baz, tahkimat ≈ Akad uşşu a.a.

üsküf

≈ Yun skúfia σκούφια zRum din adamlarının giydiği fese benzer başlık Ar usḳuf اسقف zHıristiyan din adamı, piskopos Yun episkópos piskopos

üslup

Ar uslūb اسلوب z [#slb] yol, yöntem, usul, tarz

üst

(≈ ETü üstin üstte, önde, satıhta ) ETü üste- üste çıkmak, artmak ETü üz/yüz bir şeyin önü veya üstü, satıh +tA-

üstad

[ anon., Mukaddimetü'l-Edeb terc., y. 1300]
ustād ḳıldı anı = bildürmek içinde nihāyatġa [bilginin son mertebesine] çıkardı [ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
yine sordum ol göŋül ustādına

Fa ustād/awstād/ustā اوستاد/اوستا zbilgi ve zanaat sahibi, öğretmen, sanatkâr << OFa avastād a.a. Ave ava-stāta- başında duran, öncü, veli HAvr *stā-ta- duran HAvr *stā- durmak

 istasyon

Not: Farsça sözcük genellikle اوستاد yazılır ancak ostā olarak söylenir. Türkçe üstād biçimi, Farsça yazıma uydurulmuş hypercorrect telaffuzdur.

Bu maddeye gönderenler: usta


22.09.2017
üstele|mek

TTü üste üst, üzere +lA-

üstelik
üstenci
üstesinden gel|mek

<< TTü uhdesinden gel- deruhte etmek, hakkından gelmek Ar ˁuhda(t) üstlenme

üstlen|mek

TTü üst +lAn-