üstün

üstelik
üstenci
üstesinden gel|mek

<< TTü uhdesinden gel- deruhte etmek, hakkından gelmek Ar ˁuhda(t) üstlenme

üstlen|mek

TTü üst +lAn-

üstübeç

≈ Ar isfīdac/isfīdāc إسفيدج/إسفيداج zkurşundan elde edilen beyaz boya OFa spītāg a.a. OFa spīt/spēt beyaz ≈ Ave spaēta- a.a. ≈ Sans śveta श्वेत za.a. << HAvr *ḱwei̯-t-ó-s a.a.

üstün

ETü: [ Uygurca Budist metinler, <1000]
üstün ... altın ... öŋdün ... kédin [üst/ileri (doğu?) ... alt/geri (batı?)] TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
üstün: Fetha [eski yazıda esre işareti]. Galip, faik, mutlaka üst olan. Üstün gelmek, üstün körü.

<< ETü üstün üstte, üste (zarf) ETü üst +(I)n

 üst

Not: ETü zarf anlamıyla yaygın olan sözcük, TTü uzun süre kaybolduktan sonra geç dönemde sıfat anlamıyla yeniden belirir.

Benzer sözcükler: üstün körü, üstünlük


20.01.2015
üstüpü

Yun stípion στύπιον zkendir tıkaç, didilmiş ip yumağı << EYun styppeîon στυππεῖον za.a.

üstüvane

Fa ustūvāna استوانه zsütun şeklinde olan, silindirik Fa ustūn/ustuvān استون zsütun +a

üşen|mek

<<? ETü osan- üşenmek, bezgin ve bıkkın olmak

üşü|mek

<< ETü üşi- üşümek

üşür|mek

<< ETü üşgür- kalabalık olarak saldırmak veya saldırtmak ETü üş- topluca saldırmak +(g)Ur-