ültraviyole

ülser

Fr ulcère deri veya mukoza lezyonu << Lat ulcus, ulcer- kapanmayan yara << HAvr *h₁elk- (*elk-) yara

ültimatom

Fr ultimatum pazarlıkta son teklif OLat ultimatum [n.] en son şey Lat ultimus [sup.] son, en öte +()t° Lat uls, ult- öte +im° << HAvr *ol-s HAvr *h₂el- (*al-) öte, başka

ültra

Fr/İng ultra öte (edat), aşırı (ad) Lat ultra öte, aşırı (edat) << HAvr *ol-tero- [sup.] en-başka HAvr *h₂el- (*al-) öte, başka

ültramarin

Fr ultramarine 1. denizaşırı yerlere ait olan, 2. lapis lazuli taşı, bu taşa özgü lacivert renk Lat ultramare denizaşırı, Ortaçağda Doğu Akdeniz ülkelerine verilen ad Lat ültra+ mare deniz

ültrason

Fr ultrason sesötesi Fr ültra+ son ses << Lat sonus a.a.

ültraviyole

[ İlan-ı Ticaret, 1926]
Büyükada Sanatoryumu ... röntgen cihazı, ültraviyole tedavisi

Fr ultraviolet morötesi Fr ültra+ violet menekşe, mor Lat viola menekşe

 ültra, iyot


08.09.2017
ümera

Ar umarāˀ امراء z [#Amr fuˁalāˀ çoğ.] emirler, beyler Ar amīr أمير z [t.] buyuran, komutan

ümit

Fa umīd اُمِيد zumut, beklenti << OFa ēmēd/ummēd a.a.

ümitvar

Fa umīdvār اُمِيدوار zumutlu § Fa umīd umut Fa bār taşıyan

ümmet

Ar umma(t) امّة z [#Amm fuˁla(t) mr.] kavim, ulus Aram ˀummətā אומתא zkavim, aşiret Akad ummātu a.a.

ümmi

Ar ummī امّى z [nsb.] 1. bir kavime mensup olan, avama mensup olan, 2. okur yazar olmayan Aram ˀummtā אומתא za.a. ≈ İbr ˀumma אםה za.a. Ar umma(t) halk, kavim