ötanazi

örümcek

<< ETü örümçek «küçük örücü», a.a. ETü örümçi a.a. +Ak ETü *örüm örmek +çI

östaki borusu

Fr trompe d'Eustache İng Eustachian tube orta kulağı burun boşluğuna bağlayan kanal öz Bartolomeo Eustachi İtalyan anatomist (1500-1574)

östrojen

Fr oestrogène dişilerde yumurtlamayı düzenleyen hormon EYun oïstrós οïστρός zkızma, dişilerde kızışma dönemi (<< HAvr *oi̯s-tro- HAvr *h₁ei̯s- (*ei̯s-) kızma, kızışma )

öşür

Ar ˁuşr عشر z [#ˁşr fuˁl msd.] onda bir, üründen alınan onda bir vergi Ar ˁaşr/ˁaşara(t) عشر/عشرة zon

öt|mek

<< ETü öt- 1. öteye ve öbür yana geçmek, 2. ses duyurmak, meram anlatmak, 3. borçlanmak, hak geçmek

ötanazi

[ Cumhuriyet - gazete, 1961]
bir hastanın hayatına ıstırabsız bir şekilde son vermek. Buna ötanazi diyorlar.

Fr euthanasie İng euthanasia bir kimseyi iyi niyetle öldürme EYun euthanasía ευθανασία zhayırlı ölüm § EYun εῦ ziyi, hayırlı EYun thánatos θάνατος zölüm +ia

 ö+


07.12.2015
öte

ETü/TTü öt- (öteye) geçmek +A

öteki

TTü öte +kI

ötürü

<< ETü ötrü geçe, sonra [zaman edatı], dolayı [nedensellik edatı] ETü öt- öte geçmek +(g)ArU

öv|mek

<< ETü ög- 1. methetmek, 2. tövbe etmek, pişman olmak <? ETü ö- düşünmek, anmak +Ik-

övgü

TTü öv- +gU