ökse

öğür|mek

<< TTü ögür- bağırmak, böğürmek onom +kIr-

öğüt

<< ETü öt/ögüt akıl, fikir, nasihat <? ETü ö- düşünmek, anlamak +Ut

öğüt|mek

<< ETü ögit- öğüttürmek ETü ögi- öğütmek, toz haline getirmek +It-

ökaliptüs

YLat eucalyptus Avustralya kökenli bir ağaç (İlk kullanım: 1788 L'Héritier, Fr. botanikçi.) EYun eukályptos ευκάλυπτος ziyi korunmuş § EYun εῦ ziyi EYun kalýptō καλύπτω zsaklamak, kapatmak

ökçe

<< OTü ökçe topuk, ayağın arka ucu OTü *ök geri, arka +çA

ökse

[ Yadigâr-ı İbni Şerif, <1421?]
iç yağı ve zift her birinden berāber ökse ile karışdıralar yaku ideler

Yun iksía ιξία z1. asalak bir bitki, viscum album, 2. bu bitkiden elde edilen yapışkan madde EYun iksós ιξός za.a. << HAvr *weiks- a.a.

Not: Muhtemelen aynı kökten Lat uiscum (a.a.) (Chant sf. 465). İng viscous "yapışkan", viscosity "yapışkanlık" biçimleri Latince sözcükten alınmıştır.

Benzer sözcükler: ökse otu

Bu maddeye gönderenler: viskoz, vişne


26.02.2019
öksür|mek

<< OTü öskür- öksürmek onom +kIr-

öksüz

<< ETü ögsiz 1. akılsız, 2. annesiz ETü ög 1. akıl, 2. anne +sIz

öküz

<< ETü öküz sığır, özellikle iğdiş edilmiş sığır ≈? HAvr *uksḗn a.a.

öl

<< ETü öl nem, nemli

öl|mek

<< ETü öl- ölmek