ödlek

öde|mek

<< ETü öte- (borç, görev, dua) icra etmek, ifa etmek, infaz etmek ≈ ETü öt- geçmek

ödem

Fr oedème acılı iltihap EYun oîdema οῖδεμα zşişme, şişik EYun oidéō οιδέω zşişmek +ma(t) << HAvr *h₂ei̯d- (*ai̯d-) a.a.

ödenek

TTü öde- +AnAk

ödev

TTü öde- +Av

ödipal

Fr/İng oedipal Ödipus kompleksine ilişkin EYun Oidípous Οἰδίπους z«şiş-ayak», babasını öldürüp annesiyle evlenen mitolojik şahsiyet

ödlek

TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
ödlek: Cebān, ürkek.

TTü öd 1. ses, 2. safra +lAk

 öd1

Not: Belki dazlak, tülek, dişlek vb. gibi çıplaklık ve yoksunluk bildiren sıfatlardan analoji yoluyla "ödsüz" anlamında. Ya da bağırtlak, cırlak gibi "bağıran, ses eden" anlamında. • Anadolu ağızlarında örtlek, örsek "korkak" biçimleri görülür (DS).


13.12.2015
ödül

Moğ ögtel verilen şey Moğ ögte- verilmek Moğ ög- vermek

ödün

ETü/TTü öt- öte geçmek, borçlanmak +In

ödünç

<< ETü ötünç 1. dilek, niyaz, 2. (Oğuzca) borç ETü öt- öteye geçmek, ses duyurmak, borçlanmak, hak geçmek +(In)ç

öfemizm

Fr euphémisme İng euphemism hüsnü tabir EYun euphēmismós εὐϕηµισµός za.a. EYun euphēmizō εὐϕηµίζω zhayır söylemek +ism° § EYun εῦ ziyi, hayırlı EYun phēmí φημί zsöylemek

öfke

<< ETü öpke 1. akciğer, 2. hışım, kızgınlık ETü öp- öpmek, yutmak, ani nefes almak +gA