ödev

öd1

<< ETü ȫt 1. söz, öğüt, 2. safra

öd2

Ar al-ūd الود zparfümeride kullanılan bir ağaç, aquilaria ≈ Aram ahalōth אהלות z [çoğ.] Aram ahalā אַהַלָא za.a. Sans agaru अगरु za.a.

öde|mek

<< ETü öte- (borç, görev, dua) icra etmek, ifa etmek, infaz etmek ≈ ETü öt- geçmek

ödem

Fr oedème acılı iltihap EYun oîdema οῖδεμα zşişme, şişik EYun oidéō οιδέω zşişmek +ma(t) << HAvr *h₂ei̯d- (*ai̯d-) a.a.

ödenek

TTü öde- +AnAk

ödev

YTü: "vazife" [ Cumhuriyet - gazete, 1935]
Bu ödevimizi yapmada bizden değerli yardımlarını esirgemeyen dostumuz Rus Sovyet Cumhuriyetine

TTü öde- +Av

 öde-


13.01.2015
ödipal

Fr/İng oedipal Ödipus kompleksine ilişkin EYun Oidípous Οἰδίπους z«şiş-ayak», babasını öldürüp annesiyle evlenen mitolojik şahsiyet

ödlek

TTü öd 1. ses, 2. safra +lAk

ödül

Moğ ögtel verilen şey Moğ ögte- verilmek Moğ ög- vermek

ödün

ETü/TTü öt- öte geçmek, borçlanmak +In

ödünç

<< ETü ötünç 1. dilek, niyaz, 2. (Oğuzca) borç ETü öt- öteye geçmek, ses duyurmak, borçlanmak, hak geçmek +(In)ç