öd2

öbek

<< TTü höbek/höbelek yığın, küme

öbür

<< TTü ol bir diğer

öcü

<< TTü böcü umacı, korkutucu mahluk çoc

öç

<< ETü ȫç intikam, ödeşme << ETü *ötüş ETü öt- öte geçme, hak geçme, ses etme +Iş

öd1

<< ETü ȫt 1. söz, öğüt, 2. safra

öd2

[ Mesud b. Ahmed, Süheyl ü Nevbahar terc., 1354]
Dütüzdürüŋüz ˁūd عود u müşk ü şeker [ anon., Ferec ba'd eş-şidde, <1451]
miskden ve karanfülden ve ūddan اود ve ġayri nesnelerden ettikleri [ Codex Cumanicus, 1303]
lignum aloe - Fa: eud

Ar al-ūd الود zparfümeride kullanılan bir ağaç, aquilaria ≈ Aram ahalōth אהלות z [çoğ.] Aram ahalā אַהַלָא za.a. Sans agaru अगरु za.a.

Not: Türkçe öd "safra" ile ilgisi yoktur. • Aramice sözcük muhtemelen Farsça yoluyla bir Hint dilinden alınmıştır. +oth çoğul ekidir. EYun agálloχon ve Lat agallochum (a.a.) biçimleri doğrudan Hint dillerinden alınmış olmalıdır.

Bu maddeye gönderenler: aloe


26.11.2019
öde|mek

<< ETü öte- (borç, görev, dua) icra etmek, ifa etmek, infaz etmek ≈ ETü öt- geçmek

ödem

Fr oedème acılı iltihap EYun oîdema οῖδεμα zşişme, şişik EYun oidéō οιδέω zşişmek +ma(t) << HAvr *h₂ei̯d- (*ai̯d-) a.a.

ödenek

TTü öde- +AnAk

ödev

TTü öde- +Av

ödipal

Fr/İng oedipal Ödipus kompleksine ilişkin EYun Oidípous Οἰδίπους z«şiş-ayak», babasını öldürüp annesiyle evlenen mitolojik şahsiyet