öd1

ö+

EYun εῦ ziyi, hayırlı << HAvr *h₁su- (*esu-) iyi

öbek

<< TTü höbek/höbelek yığın, küme

öbür

<< TTü ol bir diğer

öcü

<< TTü böcü umacı, korkutucu mahluk çoc

öç

<< ETü ȫç intikam, ödeşme << ETü *ötüş ETü öt- öte geçme, hak geçme, ses etme +Iş

öd1

ETü: [ Orhun Yazıtları, 735]
ötiŋe küni tegdük uçun [ödüne haset girdigi için] ETü: [ Irk Bitig, <900]
ögüm ötin alayın, kaŋım sabın tıŋlayın [anamın sözünü/fikrini alayım, babamın sözünü dinleyeyim] ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
ȫt: al-marāra [safra]

<< ETü ȫt 1. söz, öğüt, 2. safra

Not: ETü sözcüğün iki anlamı arasındaki semantik bağ, eğer varsa, açık değildir. • Ödü kopmak deyimi "sesi çıkmak" şeklinde de yorumlanabilir.

Benzer sözcükler: ödü kopmak

Bu maddeye gönderenler: ödlek


17.03.2015
öd2

Ar al-ūd الود zparfümeride kullanılan bir ağaç, aquilaria ≈ Aram ahalōth אהלות z [çoğ.] Aram ahalā אַהַלָא za.a. Sans agaru अगरु za.a.

öde|mek

<< ETü öte- (borç, görev, dua) icra etmek, ifa etmek, infaz etmek ≈ ETü öt- geçmek

ödem

Fr oedème acılı iltihap EYun oîdema οῖδεμα zşişme, şişik EYun oidéō οιδέω zşişmek +ma(t) << HAvr *h₂ei̯d- (*ai̯d-) a.a.

ödenek

TTü öde- +AnAk

ödev

TTü öde- +Av