ödül

ödem

Fransızca oedème "acılı iltihap" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Eski Yunanca oîdema οῖδεμα z "şişme, şişik" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Eski Yunanca oidéō οιδέω z "şişmek" fiilinden +ma(t) ekiyle türetilmiştir. Yunanca fiil Hintavrupa Anadilinde aynı anlama gelen yazılı örneği bulunmayan *h₂ei̯d- (*ai̯d-) biçiminden evrilmiştir.

ödenek

Türkiye Türkçesi öde- fiilinden Yeni Türkçe +AnAk ekiyle türetilmiştir.

ödev

Türkiye Türkçesi öde- fiilinden Yeni Türkçe +Av ekiyle türetilmiştir.

ödipal

Fransızca ve İngilizce oedipal "Ödipus kompleksine ilişkin" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Eski Yunanca Oidípous Οἰδίπους z "«şiş-ayak», babasını öldürüp annesiyle evlenen mitolojik şahsiyet" özel adından alıntıdır.

ödlek

Türkiye Türkçesi öd "1. ses, 2. safra" sözcüğünden Türkiye Türkçesinde +lAk ekiyle türetilmiştir.

ödül
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

Türkiye Türkçesi: ögdül/öŋdül "mükâfat" [Cinan-TS, 1493 yılından önce]
her ki ˁibādet meydānında önürtti, evvel geldi, öŋdül/ögdül اوكدل anuŋdur Türkiye Türkçesi: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
öğdül/öŋdül اوكدول: Rehin, kavl ve şartla bahis tutulan şey. Öŋdül koymak. Türkiye Türkçesi: [ Hamit Zübeyr & İshak Refet, Anadilden Derlemeler, 1932]
öğdül (Edirne, Cenubi Anadolu): mükâfat, takdime. Yeni Türkçe: [ TDK, Türkçe Sözlük, 2. Baskı, 1955]
ödül. 1. Mükâfat. 2. Hasmını yenen pehlivana verilen para, koç gibi şeyler.

Köken

Moğolca ögtel "verilen şey" sözcüğünden alıntıdır. Moğolca sözcük Moğolca ögte- "verilmek" fiilinden türetilmiştir. Bu sözcük Moğolca ög- "vermek" fiilinden türetilmiştir.

Ek açıklama

Dil Devrimi dönemine dek daima اوكدول (ögdül veya geniz sesiyle öŋdül) yazımı görülür. Türkçe ödünç, öde- biçimleriyle ilişkilendirmek maksadıyla ödül yazımının benimsenmesi keyfidir.

Benzer sözcükler

ödüllendirmek, ödüllü


29.10.2020
ödün

Eski Türkçe ve Türkiye Türkçesi öt- "öte geçmek, borçlanmak" fiilinden Yeni Türkçe +In ekiyle türetilmiştir.

ödünç

Eski Türkçe ötünç "1. dilek, niyaz, 2. (Oğuzca) borç" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe öt- "öteye geçmek, ses duyurmak, borçlanmak, hak geçmek" fiilinden Eski Türkçe +(In)ç ekiyle türetilmiştir.

öfemizm

Fransızca euphémisme veya İngilizce euphemism "hüsnü tabir" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Eski Yunanca aynı anlama gelen euphēmismós εὐϕηµισµός z sözcüğünden alıntıdır. Yunanca sözcük Eski Yunanca euphēmizō εὐϕηµίζω z "hayır söylemek" fiilinden +ism° ekiyle türetilmiştir. Yunanca fiil Eski Yunanca εῦ z "iyi, hayırlı" ve Eski Yunanca phēmí φημί z "söylemek" sözcüklerinin bileşiğidir.

öfke

Eski Türkçe öpke "1. akciğer, 2. hışım, kızgınlık" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe öp- "öpmek, yutmak, ani nefes almak" fiilinden Eski Türkçe +gA ekiyle türetilmiştir.

öfori

Fransızca euphorie "sağlık ve zindelik duygusu, aşırı iyimserlik" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Eski Yunanca euphoría ευφορία z "hafiflik" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Eski Yunanca eúphoros εύφορος z "kolay taşınan, hafif" sözcüğünden +ia ekiyle türetilmiştir. Yunanca sözcük Eski Yunanca εύ z "iyi" ve Eski Yunanca phérō φέρω z "taşımak" sözcüklerinin bileşiğidir.