çomar

çolak

<< ETü çoluk sakat ETü çol- parçalamak, sakatlamak +Uk ≈ ETü çal- vurmak, kesmek, koparmak

çolpa

Fa çōlpā چولپا zsakar, beceriksiz § Fa çawl چول zeğri Fa پا zayak

çolpan

<< OTü çolpan Venüs gezegeni, Zühre ?

çoluk çocuk

TTü oluk çocuk TTü ol- olmak, oluşmak, hasıl olmak

çomak

<< ETü çokmak/çomak sopa, topuz ETü çōk-/çoġık- saldırmak, çullanmak +(A)mAk

çomar

TTü: [ Evliya Çelebi, Seyahatname, <1683]
çomar: koyun köpeği [Tosya ve Bolu Türkleri lisanında] TTü: [ Asım Ef., Kamus-ı Muhit terc., 1800]
boynuzsuz olan koyuna denir ki çomar taˁbīr olunur "... bir aşağılama deyimi (argo)" [ Ekşi Sözlük, 2013]
çomar: Anadolu'da yaşayan muhafazakar, cahil kesimi ifade etmek için kullanılıyor. (...) Amerika'da redneck olarak bilinirler.

<<? TTü çokmar 1. iri başlı topuz, lobut, 2. iri başlı hayvan

 çomak


02.02.2018
çopur

≈ TTü çapar çilli, alacalı, çiçek bozuğu TTü çap- çarpmak, lekelemek, alaca yapmak

çorak

OFa *şōrak tuzla, tuz gölü, tuz çölü OFa çōr/şōr tuzlu

çorap

Ar cawrab/cūrāb جورب/جوراب z [#crb] deri veya bez torba, yumuşak deriden iç ayak kılıfı Aram gurbā/gərābā גרבא/גרבא za.a. ≈ Akad gurābu torba, kılıf, zarf

çorba

Fa şōrbā شوربا zet suyu, et suyuyla yapılan nohut yemeği, karışık aş § Fa şōr شور z1. tuzlu, 2. bulanık, bulama Fa با z

çorla|mak

?