çirkef

çintemani

Sans çintāmani चिन्तामणि zdilek taşı, efsanevi bir cevher § Sans çintā dilek, kaygı Sans mani kristal, mücevher

çip

İng chip 1. yonga, kıymık, 2. mikroelektronik entegre devre

çipil

<< TTü çepel bulaşık, pis; pislik <? TTü çap- çalmak, bulamak, alaca yapmak

çipura

TTü çupra/çopra balık kılçığı ≈ TTü cibre üzüm ve başka meyve posası ?

çiriş

Fa sirīş سريش zzambakgillerden bir bitki, asphodelus, bu bitkinin kökünden elde edilen tutkal << Ave/OFa sirīş a.a. ≈ Ave sraeş- hamur, tutkal

çirkef

[ Gülzâr-ı Tennûrî, <1482]
kapular çirkevinden ṭoldurur kap / akıdur göŋlüne ḳaṭrān u zerd-āb [ Evliya Çelebi, Seyahatname, <1683]
çirkef-i dünyāden el çeküp [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
çirkef, çirkāb zebanzedi. Hususan sabunlu pis su, bed-ahlāk kimse. Çirkefe taş atmak: Nā-ehle söz söylemek.

Fa çirk-āb چرك آب zpis su, lağım § Fa çirk چرك zpis, pislik Fa āb آب zsu

 çirkin, ab

Benzer sözcükler: çirkefleşmek


24.09.2017
çirkin

Fa çirkīn چركين zpis, kirli Fa çirk چرك zpislik, kir, irin +īn

çiroz

Yun tsíros τζύρος/τζήρος zyağ veya salamura küpü (Kaynak: DuCG sf. 2:1569, 1576)≈ İt ziro a.a.

çise|mek

<< OTü çise- hafifçe yağmur yağmak ETü çi nem, yaşlık +sA-

çiş

<< ETü çiş çocukların işemesi için söylenen bir söz çoc

çit

<< ETü çıt/çit çalı çırpıdan yapılan ayıraç