çintar

çinekop

~? Yun tsinokópos τσινοκόπος zlüferin küçüğü (Kaynak: Eren 94 < Tsitsilis GrLw 548.)

çingene

Fa çingāne چنگانه z [fem.] Roman << ETü çıgañ fakir, yoksul

çini

Fa çīnī چينى zÇin işi, özellikle Çin porseleni öz Çīn

çinko1

İt zinco metalik bir element, tutya EYAlm zinko 1. zıpkın, diken, çatal dişi, 2. a.a.

çinko2

İt cinque beş << Lat quinque, quint- a.a.

çintar

[ Türkiye'de Halk Ağızlarından Derleme Sözlüğü, <1960]
çıntar: Yenilen bir çeşit mantar. [Denizli ve Muğla ağızları] [ Milliyet - gazete, 2002]
Bodur menekşelerin, mantarların, çintarların, anemonların arasından bir parika, damar damar kayaların üstünden gidiyor...

~? Fa *çandar çınar ağacı

Not: Erm cantari ճանդարի "çınar ağacı" demektir (Martirossian, Studies s. 167). Yapı itibariyle sözcük Farsça bir alıntıyı andırır; ancak Farsça sözlüklerde bulunamadı • Mantar adı Bodrum yöresel ağzından yakın dönemde genel kullanıma geçmiştir.


06.09.2017
çintemani

Sans çintāmani चिन्तामणि zdilek taşı, efsanevi bir cevher § Sans çintā dilek, kaygı Sans mani kristal, mücevher

çip

İng chip 1. yonga, kıymık, 2. mikroelektronik entegre devre

çipil

<< TTü çepel bulaşık, pis; pislik <? TTü çap- çalmak, bulamak, alaca yapmak

çipura

TTü çupra/çopra balık kılçığı ≈ TTü cibre üzüm ve başka meyve posası ?

çiriş

Fa sirīş سريش zzambakgillerden bir bitki, asphodelus, bu bitkinin kökünden elde edilen tutkal << Ave/OFa sirīş a.a. ≈ Ave sraeş- hamur, tutkal