çerçeve

çengel

Fa çangāl/çangal چنگال/چنگل zpençe, kuş veya vahşi hayvan tırnağı Fa çang چنگ ztırnak, özellikle vahşi hayvan tırnağı

çengi

Fa çangī چنگى zçalgıcı, özellikle çeng adlı çalgıyı çalan Fa çang چنگ ztırnak, tırnakla çalınan bir çalgı

çent|mek

<< TTü çet-/çent- kertmek, bıçak ucuyla oymak <? TTü çat-

çeper

<< Fa çapar/çanbar چپر/چنبر z1. kuşak, halka, kasnak, 2. daire şeklinde çadır veya saz kulübe, 3. çit, çevre duvarı, çevirme Fa çapīdan چپيدن zdönmek

çepiş

<< ETü çepiş büyükçe keçi yavrusu ≈ Fa çapiş/çapuş چپش za.a.

çerçeve

[ Filippo Argenti, Regola del Parlare Turco, 1533]
cerciué [çerçive]: sogla di sopra & di sotto [kapının alt ve üst eşiği]

Fa çārçūbe چار چوبه zdört çubuk, dörtgen, a.a. § Fa çār چار zdört Fa çūbe چوبه zçubuk (<< OFa çobag a.a. )

 çehar, çöp2

Benzer sözcükler: çerçevelemek, çerçevelenmek


14.11.2019
çerçi

<< OTü çerçi seyyar satıcı, pazarcı ?

çerez

Fa çaras چرس zdilenciye verilen sadaka

çeri1

<< ETü çerig savaşta asker safı, ordu ≈ Moğ çerig/çereg a.a.

çeri2

İng cherry kiraz İng cherries a.a. Fr cerise a.a. Lat cerasia/cerisia a.a.

çerme

Fa çarme at, özellikle kır veya boz at; kösele