çemen

çeliş|mek

TTü çel- vurarak engel olmak +Iş-

çello

İng cello İt violoncello [küç.] violone'nin küçüğü olan bir çalgı İt violone viola'nın büyüğü olan bir çalgı

çeltik

Fa şaltūk/çaltūk شلتوك/چلتوك zpirinç, kabuklu pirinç tanesi

çembalo

İt (clavi)cembalo klavyeli bir çalgı, klavsen << Lat cymbalum metal tepsi şeklinde vurmalı bir çalgı EYun kýmbalon κύμβαλον za.a. EYun kýmbē κύμβη zkâse, tekne, kazan

çember

Fa/OFa çanbar چنبر zhalka, kasnak, kuşak, özellikle başa sarılan kuşak ≈ Fa çapar چپر za.a.

çemen

[ Codex Cumanicus, 1303]
cuminum [kimyon] - Tr: čaman [ Gülşehri, Mantıku't-Tayr, 1317]
çün çemende bülbül ün dartar idi [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
çemen چمن: İnce otluk, yeşillik. Çemen otu: pasdırma çemeni.

Fa çaman چمن ztaze ot, çiğ yenen yeşillik veya baharat ≈? ETü çimgen çayır

 çimen

Not: Erm çaman չաման "yeşillik, baharat, özellikle taze kimyon" Farsçadan alıntıdır. Acaryan'ın sözcüğü kimyon ile birleştirmesi cüretkârdır. Acar sf. 3.622.

Benzer sözcükler: çemenzar


10.09.2017
çemiç

≈ Erm çamiç չամիչ züzüm kurusu ~? TTü çemiş yemiş << TTü yemiş

çemkir|mek

onom

çemre|mek

≈ ETü çerme- kıvırmak, bükmek, örmek

çene

<< OTü çāŋa/çeŋe çene, özellikle alt çene Fa çāne چانه za.a. << EFa çanu- a.a. << HAvr *ǵénu-s a.a.

çenek

TTü çene +Ak