çelik

çektiri

<< TTü çekdürü/çekdürür kürekle yürütülen gemi TTü çek-

çekül

Ar şāḳul شاقل zduvarcıların kullandığı ağırlık

çel|mek

<< TTü çal- vurmak

çelebi

ETü çalab yüce kişi, efendi, rabb, rahip Süry ṣəlab/ṣəlīb ܨܠܒ z1. haç, 2. (mec.) rabb, rahip

çelenk

<< TTü çelek/çelenk چيلان zbüyük ve gösterişli kuş tüyü, telek

çelik

KTü: "çubuk" [ Ebu Hayyan, Kitabu'l-İdrak, 1312]
çelik: [[çocukların oyun oynadığı çubuk]] TTü: "... dövme demir" [ Filippo Argenti, Regola del Parlare Turco, 1533]
celích [çelik]: acciaio TTü: [ Kieffer & Bianchi, Dictionnaire Turc-Français, 1835]
çelik çomak oyunı: Sorte de jeu d'enfant.

<< OTü çelik 1. vurma, dövme, 2. dövülmüş demir ≈ OTü çalık dövme, dövülmüş ETü çal- vurmak, dövmek +Uk

 çalık

Not: Sözcüğün birbiriyle alakasız görünen iki kullanımı ("1. çubuk, 2. dövme demir") çalmak/çelmek fiilinin iki ayrı anlamından türetilmiştir. Önseste /ç/ nedeniyle ünlü incelmesi tipiktir.

Benzer sözcükler: çelik çomak, çelikleşmek, demir çelik, paslanmaz çelik


18.09.2017
çelim

≈ TTü çalım

çeliş|mek

TTü çel- vurarak engel olmak +Iş-

çello

İng cello İt violoncello [küç.] violone'nin küçüğü olan bir çalgı İt violone viola'nın büyüğü olan bir çalgı

çeltik

Fa şaltūk/çaltūk شلتوك/چلتوك zpirinç, kabuklu pirinç tanesi

çembalo

İt (clavi)cembalo klavyeli bir çalgı, klavsen << Lat cymbalum metal tepsi şeklinde vurmalı bir çalgı EYun kýmbalon κύμβαλον za.a. EYun kýmbē κύμβη zkâse, tekne, kazan