çaylak

çavuş

<< ETü çavuş «bağırgan», çeşitli askeri ve idari görevlilere verilen ad ETü *çav- seslenmek, ünlemek +Iş

çay1

~? Fa çāy چاى z1. yapraklarından içecek yapılan bir bitki, camellia sinensis, 2. bu bitkiden yapılan içecek Çin ça' za.a.

çay2

<< OTü çay kuru dere, vadi

çaydanlık

TTü çaydān çay pişirme kabı +lIk § TTü çay Fa +dān kap, mahfaza

çayır

?

çaylak

KTü: "bağırgan kuşu, milvus" [ anon., et-Tuhfetu'z-Zekiyye fi'l-Lugati't-Türkiyye, <1400]
nasr [Ar.]: karataban, çarlak TTü: [ Şeyhoğlu, Marzubânnâme terc., 1380]
inine varınca [fareyi] bir çaylak çalub hevāya urdı TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
çaylak: (...) kaparozcu, gedā-çeşm [hazıra konucu, bedavacı] TTü: acemi çaylak "toy, tecrübesiz" [ Cumhuriyet - gazete, 1934]
Bu iki lağım faresi dilsiz Lui ile yanındaki acemi çaylak çete reisi olamazlardı

<< OTü-KT çarlak/çawlak bağırgan ETü çarla-/çavla- bağırmak +Uk

 çağır-

Not: Esasen “bağırgan” demektir. İkincil anlamı (bedavacı, hırsız) çaylak kuşunun hırsızlığından kinayedir. Üçüncü anlamı (tecrübesiz) , acemi çaylak "tecrübesiz hırsız" deyiminden krasis yoluyla türemiştir.


10.12.2015
çaynik

Rus çaynik чайник zçaydanlık Rus çay чай zçay

çeçe sineği

Fr tsé-tsé Afrika'da uyku hastalığına yol açan sinek Sechuana tsetse a.a.

çehar

Fa/OFa çahār/çār چهار/چار zdört ≈ Ave çathvar- a.a. ≈ Sans çatúr चतुर् za.a. << HAvr *kʷetwṓr a.a.

çehre

Fa çihre چهره zinsan yüzü << OFa çihrag görüntü, idea ≈ Ave çithra görünme, belirme, bir şeyin gözle görünen yüzü, suret ≈ Sans çitrá चित्र zresim, suret << HAvr *ki-tró-m görüntü << HAvr *kei̯- aydınlanmak

çek

Fa çak چك zberat, belge, üçüncü kişilere ciro edilebilen ödeme emri