çay2

çavdar

Fa çavdār/cawdār جودر zarpa ve buğday tarlasında yabani yetişen bir tahıl, çavdar Fa caw جو zarpa, genelde tahıl, hububat ≈ Ave yava- a.a. ≈ Sans yava यव za.a. << HAvr *i̯éwo-s (*i̯éwo-s) a.a.

çavela

?

çavlan

TTü çağla- +(g)An

çavuş

<< ETü çavuş «bağırgan», çeşitli askeri ve idari görevlilere verilen ad ETü *çav- seslenmek, ünlemek +Iş

çay1

~? Fa çāy چاى z1. yapraklarından içecek yapılan bir bitki, camellia sinensis, 2. bu bitkiden yapılan içecek Çin ça' za.a.

çay2

TTü: [ Ahmed b. Kadı-i Manyas, Gülistan tercümesi, 1429]
eger kūhistānlara [dağlık bölgeye] yağmur yağmaya bir yıl içinde Dicle ırmakı kurı çay ola TTü: [ Mercimek Ahmed, Kâbusname terc., 1432]
gevheri arı olmayan çay taşı bigi ḳıymetsiz olur Çağ: [ Pavet de Courteille, Dictionnaire Turc Oriental, <1500]
çay: lit d'un torrent

<< OTü çay kuru dere, vadi


15.06.2015
çaydanlık

TTü çaydān çay pişirme kabı +lIk § TTü çay Fa +dān kap, mahfaza

çayır

?

çaylak

<< OTü-KT çarlak/çawlak bağırgan ETü çarla-/çavla- bağırmak +Uk

çaynik

Rus çaynik чайник zçaydanlık Rus çay чай zçay

çeçe sineği

Fr tsé-tsé Afrika'da uyku hastalığına yol açan sinek Sechuana tsetse a.a.