çavuş

çatla|mak

≈ ETü çatıla- şaklamak, el çırpmak onom çat çarpma veya çatlama sesi +lA-

çatlak

TTü çatla- +Uk

çavdar

Fa çavdār/cawdār جودر zarpa ve buğday tarlasında yabani yetişen bir tahıl, çavdar Fa caw جو zarpa, genelde tahıl, hububat ≈ Ave yava- a.a. ≈ Sans yava यव za.a. << HAvr *i̯éwo-s (*i̯éwo-s) a.a.

çavela

?

çavlan

TTü çağla- +(g)An

çavuş

ETü: [ Orhun Yazıtları, 735]
bilgesi çabuşı ben ök ertim [bilgesi sözcüsü? ben idim] ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
çawuş [[savaşta birliklerin düzen içinde durmasını sağlayan ve onların çığırından çıkmasını önleyen görevli]] KTü: [ Ebu Hayyan, Kitabu'l-İdrak, 1312]
çawuş [[ihtiram ve tazim için kralın önünden giden görevli]] TTü: çavuş kuşu "bağırgan kuşu, ibibik" [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
çavuş kuşu: İbik kuşu, hüdhüd. (...) çavuş üzümü: Kafile-i hüccāc çavuşlarından bir himmetlü tarafından Taif'den getirilmiş alâ üzüm.

<< ETü çavuş «bağırgan», çeşitli askeri ve idari görevlilere verilen ad ETü *çav- seslenmek, ünlemek +Iş

 çağır-

Not: Çeşitli tarih dönemlerinde görülen unvanların ortak paydası "bağırarak emir vermek" eylemidir. • ETü çaw "ses, nida" adı mevcut olmakla beraber *çaw- fiili kaydedilmemiştir. Ancak Kaşgarî'de çawığ "kamçı sesi", çawık- "ünlenmek" görülür.

Benzer sözcükler: başçavuş, çavuş kuşu, çavuş üzümü, üstçavuş


10.12.2015
çay1

~? Fa çāy چاى z1. yapraklarından içecek yapılan bir bitki, camellia sinensis, 2. bu bitkiden yapılan içecek Çin ça' za.a.

çay2

<< OTü çay kuru dere, vadi

çaydanlık

TTü çaydān çay pişirme kabı +lIk § TTü çay Fa +dān kap, mahfaza

çayır

?

çaylak

<< OTü-KT çarlak/çawlak bağırgan ETü çarla-/çavla- bağırmak +Uk