çaput

çapari

~? Ven *ciaparìn olta Ven ciapàr tutmak, balık tutmak [İt chiappare]

çapkın

<< OTü çapġun hızlı koşan (at), akın, saldırı OTü çap- hızlı gitmek, akın etmek +gIn

çapraş|mak

TTü çapar/çaparız karışık, çapraşık +Iş- TTü çap- vurmak, çalmak

çapraz

Fa çap-rāst چپ راست z«sol-sağ», zıt yönlerde gidip gelen, diyagonal, karşılıklı § Fa çap چپ zaykırı, sol (Fa çapīdan چپيدن zdönmek, sapmak ) Fa rāst راست zdüz, sağ

çapul

OTü çapağul akıncı OTü çap- koşmak, dörtnala gitmek, akın etmek +AgUl

çaput

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
çapġut: al-ḥaşīya [pamuk dolgulu giysi] TTü: "kundak bezi" [ Karacaoğlan, <1700]
ben de bildim şu dünyāya geldügim / tuzlandım da çapıtlara belendim TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
çapüt چاپوت: eski pambuk.

<< ETü çapġut örme giysi ETü çap- vurmak? +Ut

 çap-

Not: Karş. Çağ çapan/çapğan (a.a.). Kıpçakçada ve bazı Anadolu ağızlarında görülen çabata "örme pabuç, çarık" biçimi muhtemelen aynı sözcüğün varyantıdır. "Örme çarık" anlamında çaput sözcüğüne Anadolu ağızlarında rastlanır.

Bu maddeye gönderenler: cepken, sabo (sabotaj)


24.03.2019
çar1
çar2

Rus tsar imparator, kayzer, Rus hükümdarı 4. İvan'ın 1547'de benimsediği ünvan Lat caesar imparatorluk sıfatlarından biri

çar3 naçar

Fa nāçār çare değil § Fa çār çare

çarçur

<< ETü çar çur gürültülü yeme sesi ≈ onom şar şur şapırtı sesi

çardak

Fa çārṭāḳ چار طاق z«dört kemer», dört kemer veya dört ayak üstünde duran çatı, divanhane § Fa çār چار zdört Fa ṭāḳ طاق zkemer, tak