çakıl

çak

onom darbe sesi, kırılma sesi

çak|mak

<< ETü çak- (sesli olarak) vurmak, darp etmek, kesmek

çakal

Fa/OFa şaġāl شغال zköpekgillerden yırtıcı bir hayvan ≈ Sans śr̥gāla/sr̥kāla शृगाल za.a.

çaker

Fa çākar چاكر zkul, bende, hizmetkâr

çakı

≈ Fa çāḳū چاقو zher türlü bıçak <? ETü çak- vurmak

çakıl

TTü: "taşlık yer" [ Hinduşah b. Sançar, Sıhahu'l-Acem, 1469]
sang-lāχ [Fa.]: çakıl ve taşlık yer TTü: [ Cafer Efendi, Risale-i Mi'mâriyye, 1614]
Türkīde uvak taş ve çakıl taşı daχı dérler TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
çakıl: çağlayan, suyun yuvarlanıp düzlediği şeyler. (...) çakıldak

TTü çak- şakırtıyla vurmak +Il

 çak-

Not: Sözcüğün özgün anlamı "taşlık yer" olup bazı yer adlarında bu anlam halen korunur. "Küçük taş parçası" anlamı çakıl taşı deyiminden türemiştir.


27.01.2018
çakır

<< ETü çakır/çakrı 1. alaca renk, alaca mavi, 2. doğana benzer yırtıcı kuş ETü çak- harelemek

çakırkeyif

§ TTü çakır şarap (<< ETü çaġır a.a. ) TTü keyif

çakma

TTü çak- +mA

çakmak

<< ETü çakmak çakmak taşı ETü çak- +(A)mAk

çakoz

TTü çak- anlamak (argo)