çıplak

çıma

İt cima uç, zirve, gemicilikte halatın ucu << OLat cyma filiz, dal ve bitki ucu, ağacın tepesi EYun kýma κύμα zfiliz, bitkinin taze ucu, (mec.) yavru, döl EYun kýō κύω zfilizlenmek, yavrulamak +ma(t)

çın

<< ETü çıŋ çınlama sesi onom

çınar

Fa çanār/çanāl چنار/چنال zçınar ağacı << OFa çnār a.a. ~? Çin ç'un a.a.

çıngar

?

çıngırak

<< ETü çıŋrak/çıŋraġu çınlayan ses, çıngırak ETü çıŋra- çınlamak +Uk onom

çıplak

TTü: [ anon., Ferec ba'd eş-şidde, <1451]
her biri dīv gibi cıblak, rüsvāy u χalāk sanduḳdan daşra geldiler TTü: [ Gelibolulu Mustafa Âli, Künhü'l Ahbar, 1587]
Gelirüz ˁāleme ˁuryān bir alay oğlan uşak / Yine andan göçerüz bir sürü çırlak çıplak

<< TTü cıbılak/cavlak çıplak onom cıp/cıbıl çıplak cilt sesi, yıkanma sesi +lAk

 cıbıl

Not: Cıbıldak, cabıldak, cavlak, çılbak, cıbıl vb. şekillerde kullanılan sözcük "çıplak cilt sesi" sembolizminden türetilmiştir. Çap- "sesli vurmak" fiiliyle anlam bağı bulunur.

Benzer sözcükler: baldırı çıplak, çıplak mülkiyet, çırçıplak, çırıl çıplak

Bu maddeye gönderenler: cavlak, şallak


09.08.2020
çıra

Fa çarāġ/çirāġ چراغ zkandil, meşale << OFa çərāg a.a. İr *çira- yanmak, ışımak

çırak

Fa çirāḳ/çirāġ چراغ zkandil, meşale

çırçır1

Yun tzutzuria τζουτζούρια zalaca renkli ve eti tatsız bir balık

çırçır2

onom çır çır gıcırdama sesi, çırpma sesi

çırmık

<< TTü tırŋak/tırmık tırnak