çıngar

çıldır|mak

<< TTü çıldur- çatlamak ≈ ETü çaldra- çatırdamak onom çal/çıl çatlama ve kırılma sesi

çılgın

≈ TTü çıldır- delirmek <? TTü çıl/çil alacalı, parıldayan

çıma

İt cima uç, zirve, gemicilikte halatın ucu << OLat cyma filiz, dal ve bitki ucu, ağacın tepesi EYun kýma κύμα zfiliz, bitkinin taze ucu, (mec.) yavru, döl EYun kýō κύω zfilizlenmek, yavrulamak +ma(t)

çın

<< ETü çıŋ çınlama sesi onom

çınar

Fa çanār/çanāl چنار/چنال zçınar ağacı << OFa çnār a.a. ~? Çin ç'un a.a.

çıngar

[ A. Fikri, Lugat-ı Garibe, 1889]
çıngar: Gürültü, gavga. çıngar çıkarmak: Gavga etmek. [ Cumhuriyet - gazete, 1930]
Kaynanalar ikide birde çıngar çıkaran gelinlere bir ceza olmak üzere

?

 çingene

Not: İlk kez 19. yy sonlarında İstanbul kumarbaz argosunda tespit edilmiştir. Yahudi İspanyolcasından alındığı söylenirse de kaynak bulunamadı. Karş. Yun tsíngra "kavga, gürültü".


07.07.2015
çıngırak

<< ETü çıŋrak/çıŋraġu çınlayan ses, çıngırak ETü çıŋra- çınlamak +Uk onom

çıplak

<< TTü cıbılak/cavlak çıplak onom cıp/cıbıl çıplak cilt sesi, yıkanma sesi +lAk

çıra

Fa çarāġ/çirāġ چراغ zkandil, meşale << OFa çərāg a.a. İr *çira- yanmak, ışımak

çırak

Fa çirāḳ/çirāġ چراغ zkandil, meşale

çırçır1

Yun tzutzuria τζουτζούρια zalaca renkli ve eti tatsız bir balık