çıngırak

çılgın

≈ TTü çıldır- delirmek <? TTü çıl/çil alacalı, parıldayan

çıma

İt cima uç, zirve, gemicilikte halatın ucu << OLat cyma filiz, dal ve bitki ucu, ağacın tepesi EYun kýma κύμα zfiliz, bitkinin taze ucu, (mec.) yavru, döl EYun kýō κύω zfilizlenmek, yavrulamak +ma(t)

çın

<< ETü çıŋ çınlama sesi onom

çınar

Fa çanār/çanāl چنار/چنال zçınar ağacı << OFa çnār a.a. ~? Çin ç'un a.a.

çıngar

?

çıngırak

ETü: [ Uygurca İyi ve Kötü Prens Öyküsü, <1000]
sögüt üze birer çıŋratġu asın [ağacın üstüne birer çıngırak asın] ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
çıŋrak ün [gür ve kuvvetli ses] OTü: [ İbni Mühenna, Lugat, <1310]
çınġra: aṣ-ṣanc [mehter zili, vurmalı metal çalgı]

<< ETü çıŋrak/çıŋraġu çınlayan ses, çıngırak ETü çıŋra- çınlamak +Uk onom

 çın

Benzer sözcükler: çıngıraklı yılan, çıngırdak


03.10.2017
çıplak

<< TTü cıbılak/cavlak çıplak onom cıp/cıbıl çıplak cilt sesi, yıkanma sesi +lAk

çıra

Fa çarāġ/çirāġ چراغ zkandil, meşale << OFa çərāg a.a. İr *çira- yanmak, ışımak

çırak

Fa çirāḳ/çirāġ چراغ zkandil, meşale

çırçır1

Yun tzutzuria τζουτζούρια zalaca renkli ve eti tatsız bir balık

çırçır2

onom çır çır gıcırdama sesi, çırpma sesi