çıldır|mak

çıkın

<< OTü çıkın bohça, paket ETü çıg- dürmek, paketlemek +In

çıkış|mak

TTü çık- +Iş-

çıkrık

<< ETü çıχrı/çıġrı çark Sogd çχra/çġra a.a. ≈ Ave çaχra a.a.

çılbır1

<< TTü çırpır çırpılmış yumurta aşı, omlet <? TTü çırp-

çılbır2

Moğ cilbugur yular, dizgin ≈ ETü *yılbūr

çıldır|mak

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
tāş çaldrādı [[çakıl taşları 'çaldır çaldır' sesi çıkardı. Zincir ve benzeri şeyler yere düştüğünde çıkan sesi anlatmak için kullanılır.]] TTü: [Maarif-TS <1486]
kişi ˁāşıḳ olacak bir çöp çıldurdusı [çıtırtısı] aŋa saz olur TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
çıldırmak: Tecennün etmek, azmak, mecnun gibi gazaplanmak. Türkîde cıvdırmak. Çıldır çıldır bakmak.

<< TTü çıldur- çatlamak ≈ ETü çaldra- çatırdamak onom çal/çıl çatlama ve kırılma sesi

 çil

Benzer sözcükler: çıldırtmak

Bu maddeye gönderenler: çılgın


04.06.2015
çılgın

≈ TTü çıldır- delirmek <? TTü çıl/çil alacalı, parıldayan

çıma

İt cima uç, zirve, gemicilikte halatın ucu << OLat cyma filiz, dal ve bitki ucu, ağacın tepesi EYun kýma κύμα zfiliz, bitkinin taze ucu, (mec.) yavru, döl EYun kýō κύω zfilizlenmek, yavrulamak +ma(t)

çın

<< ETü çıŋ çınlama sesi onom

çınar

Fa çanār/çanāl چنار/چنال zçınar ağacı << OFa çnār a.a. ~? Çin ç'un a.a.

çıngar

?