çökelek

çorla|mak

Çing çor hırsız

çotanak

TTü çot/çota kesik, küt, bodur

çotra

İt ciotola tas, kadeh, özellikle şarap kadehi (Kaynak: DankoffEÇ sf. 28.)<< OLat cytola EYun kotýlē κοτύλη ztas, kadeh

çöğür

?

çök|mek

<< ETü çok-/çök- diz çökmek, oturmak

çökelek

"bir tür süt ürünü" [ Hinduşah b. Sançar, Sıhahu'l-Acem, 1469]
çuġrāt [Fa.]: ekşi yoğurt ve çökelik TTü: [ anon., Câmiü'l-Fürs, 1501]
ruχbīn [Fa.]: Çökelik. Baˁzı tabībler dédiler ki bişmiş yoğurduŋ suyıdur... Baˁzıları dédi ki ayranı bişürseler, koyulsa ve kurusa, masl olur ve güneşe karşı kosalar, kurusa ruχbīn olur; TTü: "... çökelti, tortu" [ Merkez Efendizâde, Bâbûsu'l-Vâsıt, 1555]
sāˁıṭ [Ar.]: Hamur çökelegi (...) ḥaṯara [Ar.]: Desti dibinde kalan bulanık ve çökelek.

TTü çök- +AlAk

 çök-


28.11.2021
çökertme

TTü çökert- indirmek +mA

çöl

<< OTü çöl yaban yer, bozkır ≈ Moğ tiyöl/çöl a.a.

çölyak

İng coeliac disease genetik kökenli bir ince bağırsak hastalığı EYun koiliakós κοιλιακός zkarın boşluğu (hastalığı) EYun koîlos κοίλος zçukur, kovuk

çömçe

<< ETü-O çomça kepçe ETü çom- suya dalmak +çA

çömel|mek

<< TTü çöŋel- çökmek, dizleri üstüne oturmak ETü çök-/çöŋ- çökmek +Al-