üzere

üvez1

<< ETü-O uyaz/üyez sivrisinek veya tatarcık

üvez2

?

üye

Moğ üye 1. eklem, boğum, el-kol, dal-budak, 2. çağ, nesil

üz|mek

<< ETü üz- kırmak, koparmak

üzengi

<< ETü üzengü ata binerken ayak konulan araç <? ETü *üze- üste çıkmak?

üzere

ETü: üze [ Orhun Yazıtları, 735]
tarduş bodun üze şad ertim [Tarduş boyu üzere yönetici idim] OTü: [ Borovkov ed., Orta Asya'da Bulunmuş ... Kuran Tefsiri, <1300]
olturur furūşlar üzre KTü: [ Ebu Hayyan, Kitabu'l-İdrak, 1312]
üzrā [["üstü" anlamında Türkmen lehçelerinin çoğunda kullanılır]] TTü: üzeri [ Ahmed b. Kadı-i Manyas, Gülistan tercümesi, 1429]
taχt üzerinde ölmek (...) evvelki ḥāli üzerine dururdı

<< OTü üzre yön edatı ve zarfı ETü üz/yüz satıh, yüz +rA

 yüz1

Not: ETü yön edatı ve zarfı üze kullanılırken, OTü +rA zarf yapım ekiyle üzre yaygınlık kazanmıştır. • Üçüncü tekil şahıs iyelik ekiyle üzeri, erken TTü metinlerde üzresi veya üzerisi şeklinde görülür.

Benzer sözcükler: üzeri, üzre

Bu maddeye gönderenler: üzengi, üzerlik


25.02.2019
üzerlik

<< ETü-O yüzerlik kem göze karşı tütsü edilen bitki, sedefotu, peganum harmala

üzüm

<< ETü üzüm üzüm (tanesi) ETü üz- koparmak +Im

vaat

Ar waˁd وعد z [#wˁd faˁl msd.] söz verme, verilen söz Ar waˁada وعد zsöz verdi, vade belirledi

vaaz

Ar waˁẓ وعظ z [#wˁẓ faˁl msd.] uyarı, din ve ahlak konuşması Ar waˁaẓa وعظ zuyardı, vaaz etti

vabeste

Fa vābasta وابسته z [pp.] bağlı, bağımlı, tabi Fa vābastan وابستن zgeri bağlamak, bağlamak, rücu etmek +a § Fa وا zgeri Fa bastan بستن zbağlamak