çelebi

çekirge

<< ETü çekürge/çekürtge çekirge veya cırcır böceği ETü çakır/*çekürt şakırdama sesi +gA onom

çekmece

TTü çek- +mAcA

çektiri

<< TTü çekdürü/çekdürür kürekle yürütülen gemi TTü çek-

çekül

Ar şāḳul شاقل zduvarcıların kullandığı ağırlık

çel|mek

<< TTü çal- vurmak

çelebi

[Rumi <1273]
kali tişi apanosu [Yun: bahtın iyi olsun] ey efendi çelebi "efendi, usta" [ anon., Kısas-ı Enbiya terc., <1390]
Lokman Hekim çelebisinüŋ kamu kullarından yatlurağı ve χorrağıydı [ustasının tüm kullarının en hor ve garip olanıydı] "kibar kişi" [ Meninski, Thesaurus, 1680]
sen çelebi ben çelebi bu atı kim kaşır?

ETü çalab yüce kişi, efendi, rabb, rahip Süry ṣəlab/ṣəlīb ܨܠܒ z1. haç, 2. (mec.) rabb, rahip

 salip

Not: Süryanice telaffuz /tsılab/ şeklinde olup Türkçe çalab biçimini verir. Sözcük 9. ila 10. yy'da Nasturi ve Maniheist dini literatürden Orta Asya Türkçesine alınmıştır. • TTü önseste /ç/ etkisiyle sesli incelmesi görülür. • ETü sözcüğü Türkçe yalap "alev" ile ilintilendiren görüş fantezidir. "Tek tanrı, rabb" fikrinin Türklere İrani/Arami kültür çevresinden gelmiş olması bir yana, Çalab kavramını ışık veya ateşle eşleştiren herhangi bir edebi tanıklık mevcut değildir.

Benzer sözcükler: çalap


23.03.2019
çelenk

<< TTü çelek/çelenk büyük ve gösterişli kuş tüyü, telek

çelik

<< OTü çelik 1. vurma, dövme, 2. dövülmüş demir ≈ OTü çalık dövme, dövülmüş ETü çal- vurmak, dövmek +Uk

çelim

≈ TTü çalım

çeliş|mek

TTü çel- vurarak engel olmak +Iş-

çello

İng cello İt violoncello [küç.] violone'nin küçüğü olan bir çalgı İt violone viola'nın büyüğü olan bir çalgı