zikzak

ziggurat

Fr/İng ziggurat eski Babil ve Asur tapınak kulelerine verilen ad Akad ziqquratu 1. kule, 2. yüksek yer, zirve, doruk (Kaynak: CAD sf. 21:129)Akad zaqāru/şaqāru yükseltmek (bina), kaldırmak, çıkmak (Kaynak: CAD sf. 21:55)

zigon

Fr table cigogne «leylek masa», a.a. Fr cigogne leylek Lat ciconia a.a.

zigot

Fr zygote döllenmiş tohum EYun zygōtós ζυγωτός zkoşumlanmış (at, öküz) EYun zygoô ζυγοω zkoşumlamak +t° << HAvr *yug-o- HAvr *yeug- çift koşmak, iki şeyi birleştirmek

zihin

Ar ḏihn ذهن z [#ḏhn fiˁl ] akıl, anlama yeteneği

zikir

Ar ḏikr ذكر z [#ḏkr fiˁl msd.] anma, adını söyleme Ar ḏakara ذكر zandı, adını söyledi (≈ Aram dəkar דְּכַר zanmak, hatırlamak ≈ Akad zakāru adlandırmak, adını anmak Akad zikru ad )

zikzak

[ Tıngır & Sinapian, Istılahat Lugati, 1892]
Zigzag [Fr.]: zikzak, dolambaç.

Fr ziczac/zigzag kırık çizgi, kırık çizgide hareket etme onom


19.11.2014
zil

Fa zīr زير z1. alt, aşağı, 2. müzikte tiz ses, bir çalgı grubunda en yüksek perdeli alet, soprano

zilhicce

Ar ḏū'l-ḥicca(t) ذوالحجّة z«haccın sahibi», Arap aylarının sonuncusu, Hac ayı Ar ḥacc hac

zilkade

Ar ḏū'l-ḳaˁda(t) ذو القعدة z«barışın sahibi», Arap aylarının onbirincisi Ar ḳaˁda(t) قعدة z [#ḳˁd faˁla(t) mr.] 1. oturma, mabat, 2. akın ve gazadan geri durma, ateşkes Ar ḳaˁada oturdu

zillet

Ar ḏilla(t) ذلّة z [#ḏll fiˁla(t) msd.] düşkünlük, aşağılanma, zül Ar ḏalla ذَلَّ zdüşkün idi, aşağılandı

zilyet

Ar ḏī'l-yadd ذى اليدّ zelinde tutan, İslam hukukunda bir malın tasarrufuna fiilen sahip olan kimse § Ar ḏī ذى zsahip Ar al-yadd اليدّ zel