zail

zahir

Ar ẓāhir ظاهر z [#ẓhr fāˁil fa.] görünen, görüntü Ar ẓahara ظهر zbelirdi, göründü

zahire

Ar ḏaχīra(t) ذخيرة z [#ḏχr faˁīlā(t) sf. fem.] ambarda saklanan ihtiyaç maddesi, erzak, yedek Ar ḏaχara ذَخَرَ zsakladı, yedekledi, depoladı

zahit

Ar zāhid زاهد z [#zhd fāˁil fa.] dünyadan vazgeçen, sofu, dindar Ar zahada زهد zvazgeçti, terk etti, kaçındı

zahmet

Ar zaḥma(t) زحمة z [#zḥm faˁla(t) msd.] darlık, sıkışma, sancı Ar zaḥama زحم zsıktı, sıkıştırdı

zahter

Ar saˁtar سعتر z [#sˁtr] kekiğe benzer bir bitki, satureia hortensis ≈ Aram zawtr זותר za.a. ≈ Lat satureia a.a.

zail

[ anon., Tezkiretü'l-Evliya terc., 1341]
ve senüŋ lütfin anı zāyil eylemedi

Ar zāˀil زائل z [#zwl fāˁil fa.] eksik, gidik, giderilmiş Ar zāla زَالَ zdüştü, eksildi, tükendi

 zeval


05.09.2017
zaim

Ar zaˁīm زَعيم z [#zˁm faˁīl sf.] önder Ar zaˁama زَعَمَ zöne düştü

zait

Ar zāˀid زائد z [#zyd fāˁil fa.] ziyade olan, artık Ar zāda زاد zarttı

zakir

Ar ḏākir ذاكر z [#ḏkr fāˁil fa.] zikreden, özellikle Allahı zikreden Ar ḏakara ذَكَرَ zandı, zikretti

zakkum

Ar zaḳḳūm زقّوم z [#zḳm] 1. Kuran'da sözü edilen cehennem ağacı, 2. Eriha vadisinde yetişen dikenli bir çalı (balanites aegyptiaca?)

zalim

Ar ẓālim ظالم z [#ẓlm fāˁil fa.] zulmeden, zorba Ar ẓalama ظَلَمَ zzulmetti