zahmet

zagon

Bul/Sırp zakon закон zyasa, usul, töre

zağar

?

zahir

Ar ẓāhir ظاهر z [#ẓhr fāˁil fa.] görünen, görüntü Ar ẓahara ظهر zbelirdi, göründü

zahire

Ar ḏaχīra(t) ذخيرة z [#ḏχr faˁīlā(t) sf. fem.] ambarda saklanan ihtiyaç maddesi, erzak, yedek Ar ḏaχara ذَخَرَ zsakladı, yedekledi, depoladı

zahit

Ar zāhid زاهد z [#zhd fāˁil fa.] dünyadan vazgeçen, sofu, dindar Ar zahada زهد zvazgeçti, terk etti, kaçındı

zahmet

[ Edib Ahmed, Atebet-ül Hakayık, <1250 (1444)]
ḥarīṣlık tek erke kuruġ zaḥmat ol [harislik insana sadece kuru zahmettir] [ Codex Cumanicus, 1303]
labor - Fa: zaamet - Tr: -

Ar zaḥma(t) زحمة z [#zḥm faˁla(t) msd.] darlık, sıkışma, sancı Ar zaḥama زحم zsıktı, sıkıştırdı

Benzer sözcükler: bir zahmet, zahmetli

Bu maddeye gönderenler: izdiham


09.04.2015
zahter

Ar saˁtar سعتر z [#sˁtr] kekiğe benzer bir bitki, satureia hortensis ≈ Aram zawtr זותר za.a. ≈ Lat satureia a.a.

zail

Ar zāˀil زائل z [#zwl fāˁil fa.] eksik, gidik, giderilmiş Ar zāla زَالَ zdüştü, eksildi, tükendi

zaim

Ar zaˁīm زَعيم z [#zˁm faˁīl sf.] önder Ar zaˁama زَعَمَ zöne düştü

zait

Ar zāˀid زائد z [#zyd fāˁil fa.] ziyade olan, artık Ar zāda زاد zarttı

zakir

Ar ḏākir ذاكر z [#ḏkr fāˁil fa.] zikreden, özellikle Allahı zikreden Ar ḏakara ذَكَرَ zandı, zikretti