yahşi

yağır

Eski Türkçe yaġır "sürtünmeden oluşan yara, yanık" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe yazılı örneği bulunmayan *yaġ- "yanmak/yakmak" fiilinden türetilmiş olabilir; ancak bu kesin değildir.

yağız

Eski Türkçe yaġız "kahverengi, yanık renk" sözcüğünden evrilmiştir. (NOT: Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe yaġır "sürtünme sonucu meydana gelen yara, yanık" sözcüğü ile eş kökenlidir. ) Bu sözcük Eski Türkçe yazılı örneği bulunmayan *yak- "yakmak" fiilinden Eski Türkçe +Uz ekiyle türetilmiştir.

yağma

Türkiye Türkçesi yakma sözcüğünden evrilmiştir. Türkçe sözcük Eski Türkçe yak- fiilinden Türkiye Türkçesinde +mA ekiyle türetilmiştir.

yağmur

Eski Türkçe yaġmur "yağmur" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe yaġ- fiilinden Eski Türkçe +mUr ekiyle türetilmiştir.

yahni

Farsça yaχnī يخنى z "bir tür et yemeği" sözcüğü ile eş kökenlidir. Farsça sözcük Soğdca yaχnē "artık, özellikle yemek artığı" sözcüğü ile eş kökenli olabilir; ancak bu kesin değildir.

yahşi
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

Eski Türkçe: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
yaχşı:al-ḥasan [güzel], yaχşı ış [[uygun iş]]

Köken

Eski Türkçe yakşı "güzel, uyumlu" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe yakış- fiilinden Eski Türkçe +I(g) ekiyle türetilmiştir.

Daha fazla bilgi için yakış- maddesine bakınız.

Ek açıklama

Türkiye Türkçesi yakışık eşdeğeridir. Karahanlıca ve OTü /kş/ >> /χş/ evrimi tipiktir.


30.12.2015
yahu

Arapça yāhū ياهو z "hitap ünlemi, ey!" sözcüğünden alıntıdır.

Yahudi

Arapça yahūdī يهودى z "Yehud kavmi ve dini" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük İbranice aynı anlama gelen yhūdī יהודי z sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Yəhūdāh "Yakub'un dördüncü oğlu ve İsrailoğullarının 12 aşiretinden en güçlü olanın kurucusu" özel adından türetilmiştir. Bu sözcük İbranice #ydh ידה z "övme, medhetme" kökünden türetilmiştir.

yahut

Farsça yā χod ياخوَد z "veya (bağlaç)" deyiminden alıntıdır. Farsça deyim Farsça يا z ve Farsça χod خوَد z "hatta, bizzat, ta kendisi" sözcüklerinin bileşiğidir.

yak

İngilizce yak "Tibet sığırı, bos grunniens" sözcüğünden alıntıdır. İngilizce sözcük Tibetçe gyag sözcüğünden alıntıdır.

yak|mak1

Eski Türkçe yak- "yaklaşmak, (el) dokundurmak, (yağ, merhem) sürmek" fiilinden evrilmiştir. Eski Türkçe fiil Eski Türkçe yaġu- "yaklaşmak" fiili ile eş kökenlidir.